Türk Tarih Kurumu’ndan “Özür Diliyoruz” kampanyasına tepki
27.12.2008 00:23
Türk Tarih Kurumu (TTK) “Özür Diliyoruz” kampanyasının, zamansız ve son dönemde yürütülen diyalog çabalarında taraflarda güven ortamını zayıflatacak ve halkları uzaklaştıracak yeni bir engel olarak gördüğünü açıkladı.
TTK, bir grup aydın tarafından başlatılan “Özür Diliyoruz” kampanyasıyla ilgili yazılı bir açıklama yaptı.
TTK Ermeni Masası’nın kampanyaya içerik, zamanlama ve yöntem açısından olumsuz baktığı bildirilen açıklamada, özür metninde yer alan ‘büyük felaket’ sözünün Ermeniler tarafından ’soykırım’ şeklinde kullanılan bir ifade olduğuna dikkat çekildi.
Bu ifadenin 1915 olaylarına aydınların Ermenistan penceresinden baktıkları şeklinde bir algılamaya yol açtığını aktaran TTK, “Bildiride geçen ‘inkâr’ sözcüğü teknik olarak Yahudilerin başına gelenleri kabul etmeyenlere uygulanan hukuki bir cezai müeyyide doğuran bir ifade olması nedeniyle, açıkça Türk milletini suçlu ilan etmektedir” görüşüne yer verildi. TTK Ermeni Araştırmaları Masasının, metinde geçen ve 1915 olaylarına duyarsız kalındığı şeklindeki suçlamayı ya da kabullenmeyi yanlış ve haksız bulmaktadır. TTK yıllardır Ermeni sorunu ile ilgili yayınlar yapmakta ve uzmanlarımız basında sıklıkla yer almaktadır.” denildi.
TTK’nın, 1915 Olayları’nın akademik ortamlarda bilimsel ölçüler içerisinde tartışılmasını uzun zamandır savunduğu belirtilerek, Ermeni ve Türk tarihçilerin katılacakları ortak bir tarih komisyonu kurulması konusundaki girişimlere öncülük ettiği, ancak bu girişimlerin ’soykırım’ iddiasında bulunan Ermeniler tarafından yanıtlanmadığı bildirildi.
Ermeni araştırmacılar ile birlikte çalışılabilecek her türlü bilimsel girişimlere açık olduğunu vurgulayan TTK, açıklamanın devamında şunlara değindi: “2005 yılında VAT Platformu çerçevesinde Ermeni tarihçilerle belge değişimi yapmış, 2007 yılı Mayıs ayında Oslo’da tarafların tam olarak temsil edildiği ortak bir çalıştaya katılmıştır. Türkiye’de düzenlenen Ermeni sorunu ile ilgili kongre ve sempozyumlara da iştirak etmeyi görev bilmekte, ancak Bilgi Üniversitesi örneğinde olduğu gibi, genellikle bu toplantılara katılım talebi geri çevrilmektedir. Ayrıca kurum olarak Türkiye ile Ermenistan arasında ilişkilerin normalleşmesi yönünde atılan her türlü adımı desteklemekte, son zamanlarda sıklaşan ilişkilerin olumlu yönde atılmış adımlar olduğunu değerlendirmektedir. Bu nedenle TTK, özür kampanyasını zamansız, taraflar arasında güven ortamını zayıflatacak ve halkların birbirlerinden uzaklaşmalarına sebep teşkil edecek bir metin ve yeni bir engel olarak görmektedir.
Söz konusu metin, 1915 Olayları’ndan sadece bir tarafı sorumlu tutmakta ve bu yüzden özrü gerekli görmektedir. Halbuki tarihte yaşanmış olaylara tarih biliminin metodolojisi doğrultusunda yaklaşılmalı ve tek tarafın görüşlerini kabul ettirmeye yönelik kamuoyunu yanlış bilgilendiren girişimlerden uzak durulmalıdır. Aydınların sorumluluğu da bu yönde olmalıdır. Tarih bir kan davası alanı olmaktan çıkarılmalı ve tarihçilere bırakılmalıdır.”
Cihan
İnsanın uzaylılar tarafından yaratıldığına inanan Raelian tarikatının organize ettiği etkinlikte, 250 kişi, dünya barışı için grup seks yapacaktı.Heteroseksüel, gay, lezbiyen ve biseksüellerden oluşan 18 yaş üstü katılımcıların, “kitlesel orgazm” yoluyla insanlığa “dünya barışını hatırlatması” planlanmıştı.
Pek çok Türk dizisini yayınlayarak Ortadoğu’da izlenme rekorları kıran Abu Dabi televizyonu çok yakında Kurtlar Vadisi dizisini yayınlayacakmış. Dizinin fragmanları bile büyük ilgi görmüş. Ancak Pana Film, söz konusu bölümlerin kendilerinden önce Sinegraf firması tarafından çekilen ilk 55 bölüm olduğunu açıkladı. Kendi çektikleri bölümlerin yayın hakkının ise Mısırlı bir yayın şirketinde bulunduğu belirtildi. Bu arada herkesin merak ettiği konuda bir de tüyo vereyim: Kurtlar Vadisi, Şubat ayının başında yeni kanalında yayınlanmaya başlanacak. Pana Film yöneticileri, görüştükleri kanal sayısını 3′e indirdiler. Bunlar içinde şansı en yüksek olanın ise Kanaltürk olduğu kulağıma fısıldandı. Peki, dizi Arapça dublajıyla yayınlanırsa, izleyenler ekranda ne tür diyaloglarla karşılaşır? Arapların bugüne kadar duymadığı kavramlar, nasıl tercüme edilebilir? Bunun için hayal gücümden yardım istedim: Derin devlet: Devlet ül arz-ı merkez. Organize suç: Kabahat ül cümbür cemaat. Ergenekon yapılanması: Müteşekkilen Arapsaçı. Kurtlar Konseyi: Ulema ül uluma. İhtiyarlar Meclisi: Meclis-i tekaüt. Kırmızı Kitap: Küttab ül Salça. Çökme: Haraç el avanta. Racon: Artistik ül mafya-i muteber.
Edremit Körfez Havaalanı’nın tadilat nedeniyle kapatılmasının ardından


